Yaptırım Sürecinde Açılan Yeni Perde(ler)..

admin Nisan 10, 2022 27 okunma 0 yorum 3 dakikada okuyabilirsiniz

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından derhal sonrasında devreye sokulan yaptırım-ambargo mekanizmasının yeni ilave ve genişlemeler ile devrede tutulacağı anlaşılıyor. Üstelik, Ukrayna tarafının; daha geniş kapsamlı ve karşı tarafı zorlayıcı-kanırtan bir paket beklentisini her fırsatta dil getirmiş olduğu bir süreç içinde ilerlendiği de görülüyor. Nitekim, son düzenleme ile Rus gemilerine AB limanlarına giriş sınırlaması ve dört yeni bankanın listeye alınması şeklinde tedbirler “yetersiz” bulunurken, kömür ithalat yasağının önümüzdeki Ağustos ayından sonrasında başlatılacak olması şeklinde düzenlemeler, yaptırım mekanizmasını zayıflatıcı kararlar olarak eleştirilere mevzu ediliyor. Dünyanın, Endonezya ve Avusturalya’dan sonrasında üçüncü ihracatçı ülkesi Rusya’nın; işgalden ilkin, ton başına 160 dolar iken, şimdilerde 300 dolarlı düzeyleri kontrol eden kömür fiyatlarını, minimum dört ay süresince kendi avantajına çevireceği; kasasını dolduracağı belirtiliyor. Hatırlanacağı suretiyle, yaptırımlar kapsamının en fazlaca tartışılan bir adımı olarak ortaya çıkan “SWIFT mekanizmasından dışlanma” operasyonu için de üç haftalık süre tanınmış ve adeta fırsat penceresi açık bırakılmıştı. Yaptırım-ambargo mekanizmasının etkinliği şeklinde hususlar gündeme vardığında; “kapsam-içerik” kadar “uygulama-yürürlüğe sokma” boyutunun eleştiri öncelik ve ehemmiyet taşımış olduğu görülmektedir.

Yaptırım mekanizması ile sıkıştırılmaya çalışılan Rusya, karşı tedbirlerini almaya, taktik hamlelerini gerçekleştirmeye devam ediyor. Ülkenin bu kulvarda öncelikli problemi, asla şüphesiz, dış borç ödemesinde temerrüde düşme riskinin savuşturulmasıdır. İç borç ödemelerinde 1998 senesinde düşülen temerrüt-iflas hatırlarda olmak ile birlikte, Rusya 1917’de devrim sonrası gerçekleşenden bu yana, içinde bulunduğumuz asırda asla bu duruma düşmemiştir. Sadece, yaptırımlar ile sıkıştırılan; biriki ve konvertıbıl paralara erişimi engellenen; internasyonal ödemeler mekanizması dışına çıkarılan ve ABD Senatosu’nun son kararıyla, tercihli tecim statüsü iptal edilen ülke için işler zorlaşmakta; opsiyonlar daralmaktadır. Mayıs ayından itibaren, tanınan borç ödeme vadelerinin sonlanması ile beraber, Rusya açısından ortaya çıkacak yakın çekince; “dış borç ödemede temerrüde düşme-teknik iflasa uğrama” olacaktır. Risk çözümleme kuruluşu ICE Data Services’in; bu durumun 2021 yılı içinde gerçekleşme ihtimalini; %90 olarak öngördüğünü ek olarak not etmeliyiz. CDS risk ve oranları üstün dereceli düzeyde artarken, kredi derecelendirme notları hızla düşürülen ve Rubledeki kıymet kayıpları ile hırpalanan Rusya ekonomisi, “köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığının” farkındadır. Radardaki temerrüt-iflas durumunun gerçekleşmesi, yalnız Rusya bakımından değil, ve fakat, tüm dünyadaki ekonomik işlerlik bakımından kapsayıcı ve tesir doğurucu neticeleri ortaya çıkarır. Böylesi bir senaryo ve gelişmelere karşı Türkiye kendi oyun planına şimdiden çalışmalı; pro-aktif bir stratejik duruşu olgunlaştırmalıdır.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, Batılı ülkeleri; “eldeki her yolu deneyerek iflasa zorlama” girişimleri üstünden kınayarak, ülkenin “değişik mekanizmaları devreye almak suretiyle ödemelerini gerçekleştireceğini; dış borç edimlerini yerine getireceğini ”, TASS Ajansına verdiği demecinde, saatler ilkin, bir kez daha deklare etmiştir. Keza, Rusya Merkez Bankası’nın, Rubleyi korumak için % 9.5’dan; bir kalemde %20’ye yükselttiği siyaset faizini; yeni sonucu ile %17 ‘ ye düşürmesi ve ileride ek faiz indirimlerini işaret etmesi, karşı bir taktik atak olarak görülmelidir. Siluanov’un, küresel gelirin dörtte birini ve ticaretin ortalama beşte birini gerçekleştiren BRICS (Brezilya-Rusya-Hindistan-Çin-Cenup Afrika) ülkeler grubuna götürmüş olduğu yeni teklif de oldukça kapsamlıdır: Dış ticarette ulusal paraların kullanımı; ödeme ve kart sistemlerinin entegre edilmesi; yeni derecelendirme ajansının kurulması, öne çıkan maddeler arasındadır ve temel hedef; Amerikan dolarının “biriki para” olmaktan çıkarılması ve “alternatif finansal mimarilerin inşası” dır. Bir başka deyişle, ABD’nin; “kurucu ve banisi olduğu” küresel ekonomik hakimiyeti, artık, sorgulanmanın ötesinde, hücum altındadır. Üstelik, şu andaki hakimiyetini inşa sürecinde kullanmış olduğu bazı siyaset ve taktikleri, bu kez başkaları uygulama alanına sokmaktadır. Rusya’nın, ham petrol ihtiyacının % 80’ini dışarıdan karşılayan Hindistan’a; piyasa fiyatından %30 iskontolu, hususi fiyat uygulaması, bu cümleden sayılmak gerekir.

Yaptırımlar sözkonusu edildiğinde başvurulacak sınırı olan sayıda kaynaklar içinde yeralan kıymetli bir çalışmada(*) erişilen ana görüş ve değerlendirmeyle tamamlayalım: “Yaptırımlar ile muhatabı köşeye sıkıştırdığınız oranda; düşman ve karşı tepki ile duruşları tetiklemiş olmuş olursunuz!..”

(*) “Economic Sanctioncs Reconsidered”, Gary Hufbauer, Jeffrey Schott, et.al.,Peterson Institute for International Economics, 3 rd. Edition.

Etiket:

admin

Editör henüz kendisi hakkında herhangi bir bilgi girmedi.

Toplam 2197 yazı paylaştı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.*

Yorumlar (0)

Herhangi bir yorum yapılmamış.