Sahte hesaplar mülteci nefretini körüklüyor

admin Mayıs 09, 2022 15 okunma 0 yorum 3 dakikada okuyabilirsiniz
Sahte hesaplar mülteci nefretini körüklüyor

Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi, terör ve güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, sığınmacı problemininin iç siyasal çekişmeler, sosyolojik hassasiyetler ile ilgili olmasıyla birlikte dış güçler ile de ilgili bulunduğunu söyleyerek, durumu şöyleki konu alıyor: “Türkiye mühim ve büyük bir meydan okuma yapmış oldu. Ilkin meskûn mahal çatışmaları ve arkasından darbe girişimi ve sonrasında da cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir mücadeleye girişilmesi ki bu savaşım sınır ötesine de taştı. Sonrasında ise Türkiye, ‘Ben, jeopolitik bir aktörüm’ dedi. Gelin görün ki Türkiye’nin jeopolitik bir erkek oyuncu olmasına izin verilmiyor ve dahası Türkiye’nin rahatsız ettikleri bugün Türkiye’yi rahatsız etmeye çalışıyor. Bunu yapmanın yolu ise daima güç kullanmaktan geçmez. İstihbarati, siyaseten ya da sosyolojik-psikolojik operasyonlar olabilir. Ne şekilde mi? Hassasiyetlerinizi, siyaseten meydana getirilen bazı hataları ya da yapılmayanları kullanarak. Sığınmacı meselesi de bunlardan biri.”

5.KOL 

“Sığınmacı meselesinin antropolojik, sosyolojik, ekonomik ve kültürel hassasiyetleri var ve bazı güçler normal olarak bu şekilde mühim bir meseleyi kendi çıkarlarının tasarımı için kullanacaklardır. Bu güç odakları sığınmacı meselesini kaşıyarak, istikrasızlık yaratma niyetindeler. Kaldı ki meselenin büyük bir kaşımaya da ihtiyacı yok bu sebeple toplumun şuur seviyesi sığınmacılar mevzusunda fazlaca düşük, bu şekilde bir kaşımaya tepki vereceği de fazlaca belli bu sebeple kodlarımızda var. Bu güçlerin operasyon için kullanacağı alanlardan ilki her tür informasyon kolay ve hızlıca yayılmış olduğu için normal olarak toplumsal medya olacaktır. ‘Bot’ dediğimiz düzmece hesaplar bu iş için var. Bu mevzuda kafi informasyon sahibi olmayan bazı kişiler de ‘vatanseverlik’ benzer biçimde bazı hassasiyetleri üstünden bu profesyonellere hizmet etmekte. Toplumsal medya bugün 5. kol haline gelmiştir.”

SORUN YERİNDE ÇÖZÜLÜR

“Sadece ortada bir olay olduğu da gerçektir. Fakat unutulmamalı ki siz meseleyi çözerseniz, ortada bir olay kalmazsa kimse de durumu istismar edemez. Meseleyi derhal çözemiyorsanız da o vakit toplumsal informasyon ve bilinci artıracak, doğru bilgilendirmeye ehemmiyet vereceksiniz. Ek olarak bence probleminin çözümü Türkiye’de değil. Problem nerede doğduysa orada çözülmeli. Suriyeli
meselesinin çözümü Suriye’de. Afgan meselesinin çözümü Afganistan ve İran’da.”

IRKÇILIK TÜRKİYE’DE YENİ DEĞİL

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise, bahsi geçen ‘bot’, düzmece hesapların bilgili bir halde, Türkiye’de sığınmacı nefretini alevlendirmek için, bir kampanya yürütmeye yönelik, örgütlü emek harcama içinde olduklarını düşünüyor. Bugüne dek yaptıkları araştırmalardan çıkardıkları netice bu. ‘Fakat’ diyor Kaya, “Türkiye’de de bu düzmece hesapların ‘sığınmacı nefreti’ yaymasına, durumu kaşımasına da uygun bir ortam var esasen. Benzer şekilde toplumsal medyada oluşan sığınmacı karşıtı nefret dilinin de bir kısmı düzmece hesaplardan geliyor. Sadece bir kısmı da gerçek. O da başka bir durum.”

AŞIRI SAĞ YÜKSELİYOR

ABD başta, Fransa benzer biçimde birçok Avrupa ülkesinde de olduğu benzer biçimde Türkiye’de de aşırı sağın süratli bir yükselişe girdiğini ve Türkiye’de Suriyeli sorunundan daha büyük ırkçılık-aşırı milliyetçilik benzer biçimde bir mesele bulunduğunu söyleyen Kaya, “Bugün süregelen bir mesele değil bu. Uzun senelerdir devam eden bir mesele. Kendisini bu ülkenin aslolan sahibi zanneden belli kesimler kendilerine benzemeyen insanlara karşı bugüne dek hep düşmanlık üretti ve hâlâ da üretiyorlar. Aynısını daha düne kadar Kürtlere ondan ilkin de azınlıklara meydana getiren karanlık bir zihniyet. Bugün ‘Suriyeliler gitsin’ propagandasının öncülüğünü yapanların bir çok 28 Şubat sürecinde İslami kimliğimizden dolayı bizlere ‘Yallah Arabistan’a!’ benzer biçimde söylemler geliştirmişti” diyerek şöyleki konu alıyor:

“Kendisine benzemeyene düşmanlık yapmak benzer biçimde bir nefret var Türkiye’de ve belli çevreler o nefreti popüler olmak, yeni bir politika oluşturmak adına kaşıyor, kirli bir atmosfer oluşturdular. Bunu da toplumsal medya eli ile yapıyorlar. Derneğimizin merkezi İstanbul, Fatih’te. Fatih ve civarı Suriyelilerin en yoğun yaşamış olduğu yerlerden biri. Sokakta, camide, alışverişte hiçbir mesele görmüyoruz fakat toplumsal medyaya baktığımda sanki büyük bir yangın var ve ülke elden gidiyormuş benzer biçimde bir hava var. Toplumsal medya fenalık odağı benzer biçimde çalışıyor. İyiye, iyiliğe yer yok! Bayramda ada vapurundan görüntü paylaşılmış, adalara giden insanoğlu bayram coşkusuyla şarkı söylüyor, eğleniyor ki bu hep olur ada vapurunda şu demek oluyor ki bundan bile rahatsız olan bir kitle var. Hatayı ya da iyiliği yapanın kimliğini değil olanı konuşmayı ve empati yapabilmeyi öğrenmeliyiz.”

Güvenlik Genel Müdürlüğü, başta FETÖ ve öteki terör örgütleriyle iltisaklı olduğu değerlendirilen bir grubun toplumsal medya platformlarında sığınmacıların adını kullanarak toplumsal medya hesapları açmış olduğu ve halkı tahrik ederek provokasyon çıkarılmaya çalışıldığını duyurdu.

Etiket:

admin

Editör henüz kendisi hakkında herhangi bir bilgi girmedi.

Toplam 2160 yazı paylaştı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.*

Yorumlar (0)

Herhangi bir yorum yapılmamış.