‘Kıyamet günü uçağı’ dikkat çekti! Uçaklar ‘dost-düşman’ seçebilir mi?

admin Mart 26, 2022 57 okunma 0 yorum 5 dakikada okuyabilirsiniz
'Kıyamet günü uçağı' dikkat çekti!  Uçaklar 'dost-düşman' seçebilir mi?

 Rus ordusunun Ukrayna topraklarındaki işgal harekatı devam ediyor. Geride kalan 1 aylık sürede Ukrayna’da ciddi kayıplar veren Rus ordusunun performansı harp öncesinde tahmin edilenin altında kaldı. 

Kamuoyu ise Rus yapımı tabanca, roket ve uçakların Rusya’ya karşı iyi mi kullanılabildiğini merak ediyor. Toplumun büyük kesiminde bir silahın üretici ülkeye karşı kullanılamayacağı düşüncesi hakim olsa da uzmanlar, durumun bu şekilde olmadığını belirtiyor. Ukrayna ordusunun son dönemde Batı’dan meydana getirilen yardımlar haricinde envanterinin büyük bölümünü Rus yapısı araçlar oluşturuyor. Iktisat ve Dış Politikalar Araştırma Merkezi (EDAM) Müdafa Programı Direktörü Dr. Can Kasapoğlu, Rusya-Ukrayna cenginde kullanılan bazı tabanca sistemleri hakkında doğru malum yanlışları tek tek deklare etti.

Rusya-Ukrayna cenginde Batı’nın Ukrayna ordusuna yollamış olduğu tabanca sistemleri haricinde Rus yapımı silahlar karşı karşıya geldi. Ukrayna’nın elinde S-300 başta olmak suretiyle birçok Rus yapımı hava müdafa sistemi olduğu biliniyor. Ek olarak Ukrayna Hava Kuvvetleri envanterinde de Su-25 ve Mig-29 benzer biçimde Rusya üretimi uçaklar bulunuyor. Ukrayna’nın Rus yapımı sistemleri Rusya’ya karşı kullanımı birçok kişide şaşkınlık yaratırken, Dr. Can Kasapoğlu durumun düzgüsel bulunduğunu belirtti

 Dr. Can Kasapoğlu, “Türkiye’de, tabanca sisteminin kaynak ülkeye karşı kullanılamayacağı benzer biçimde benim de anlayamadığım bir kanı gelişti. Bu bakış açısıyla ‘dost-ateşi’ kazalarını ya da 2008 Gürcistan – Rusya Savaşı’nda Rusya’nın kayıplarını iyi mi açıklayacaksınız? Kaynak ülke olmak, siber-elektronik harp mevzusunda avantajlar sağlar, evet. Sadece Ukrayna envanterindeki Mig-29’ların tek tuşla harp dışı bırakılması, askeri mülahazadan oldukca bilim kurgu senaristliğini çağrıştırıyor” şeklinde konuştu.

Rusya’nın Ukrayna topraklarına gerçekleştirdiği saldırılarda geçtiğimiz 1 ayda kimi süre ‘dost ateşi’ sonucunda Rus unsurların hedef alındığı yada imha edilmiş olduğu basında yer buldu. Ukrayna ordusuna ilişkin unsurların da dost ateşi sonucunda vurulduğuna yönelik iddialar bulunurken, uzmanlar harp ortamında birçok etkenin şartları zorlaştırdığını belirtiyor. Geçmişte ABD’nin Irak’a müdahalesi olarak malum Körfez cenginde da dost ateşi sonucunda internasyonal koalisyona ilişkin unsurların hedef alındığı da biliniyor

Ukrayna kadar geniş bir hava sahasında, Rus Hava Kuvvetleri için ‘dost ateşi’ riskini tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını söyleyen Dr. Kasapoğlu dost-düşman tanıma sistemini (IFF- Identification Friend or Foe), “IFF (Identification Friend or Foe) sistemi, etkinlik sahasında platformun ‘dost’ unsur olup olmadığını tanımlamak için kullanılan bir karşılıklı ‘sorgulama’ ve ‘yanıtlama’ sistemidir. IFF, platformun tabanca sistemlerinin kullanılmasını engellemez ve füzelerin ateşlenmesinin de önüne geçemez. ‘Dost ateşi’ (friendly fire) riskini minimize etmeye yöneliktir sadece büyülü sopa değildir. Ek olarak Rus Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri’nin organik hava müdafa kabiliyetleri ile dolu. Ukrayna kadar geniş bir hava sahasında, Rus Hava Kuvvetleri için ‘dost ateşi’ riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil” sözleriyle söyledi.

Elektronik harp teriminin, bilhassa 21. yüzyıl ağ-merkezli harekat sahasında ciddi bir unsur bulunduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Çatışma öncesinde Rusya’nın elektronik harp kabiliyetinin ne kadar caydırıcı olduğuna ilişkin benim de bulgularına katıldığım, ciddi bir literatür oluşmuştu. Sahada da Krasukha-4, Borisoglebsk-2 benzer biçimde eleştiri sistemlerin varlığını biliyoruz, hatta bir kısmı Ukraynalılar tarafınca ele geçirildi. Sadece üstünde çalışmamız ihtiyaç duyulan sebeplerden dolayı, bugüne dek Rus elektronik harp kabiliyeti Ukrayna komuta-kontrol sistemlerini ve sensör manzumesini nüzul etmeyi başaramadı” dedi ve Rus ordusunun elektronik harp mevzusunda beklentinin altında kaldığını belirtti

Savaşın başından bu yana birçok şahıs Rusya’nın Ukrayna’da devam eden harpte T-14, SU-57 benzer biçimde yeni sistemleri niçin kullanmadığını tartışıyor. Armata programı Rus ordusunun elindeki paletli araçları tek tip platform altında toplayıp mevcut çeşitliliği tek tipe indirmeyi hedefliyordu ve projenin en iddialı ürünlerinin başlangıcında T-14 tankı geliyordu.

 Dr. Can Kasapoğlu, T-14 Armata ana muharebe tankının Rus ordusu envanterine son dönemde girmeye başladığını aktardı. Kasapoğlu, “T-14 Rusya envanterine yeni yeni girmeye başladığı için hemen hemen kafi sayıda tank bulunduğunu söyleyemeyiz. Ek olarak birim maliyeti 3,5 milyon doların üstündeki gelişmiş, azca sayıda T-14 Armata tanklarını tanksavar füzeleri ile dolu, Ukrayna topçusu ile insansız sistemler içinde yüksek iş birliği olan ve meskun mahal çatışmalarının yaşandığı bir harp sahasına göndermek doğru olmayacaktır” şeklinde konuştu.

Rusya’nın son dönemde dikkat çeken mühim projelerinden birisi de Uran-9 olarak malum insansız kara aracı. Uran-9 daha ilkin Suriye’de kontrol edilmiş olsa da Ukrayna’da çatışmalara katıldığına yönelik bir data bulunmuyor. Dr. Kasapoğlu, “Uran-9 insansız bir kara harp aracı. Suriye’de ilk denemeleri yapılmış oldu ve söz mevzusu denemelerde birçok problemler göze çarptı, bilhassa platformun kontrolüyle ilgili. İnsansız kara araçları, SİHA’lara bakılırsa oldukca daha karmaşık harekat ortamlarında vazife yapar. Eğer operatör vasıta üstündeki kontrolünü kaybederse bu aracı başarısız kılar. Arazi şartlarından elektronik harp faaliyetlerine kadar birçok nedenden dolayı bu aracın kontrolünün kaybedilmesi oldukça mümkün. Hemen hemen suni zeka algoritmaları şu an için tek başına harekat sürdürebilecek seviyede değil” dedi.

Dr. Can Kasapoğlu, Rus Hava Kuvvetleri envanterine yeni yeni girmeye başlamış olan Su-57’nin Ukrayna’da vazife alıp almadığına ilişkin soruya ise, “Su-57 de oldukca yeni envantere girdi ve sayısı oldukca azca. Açık-kaynaklı veriler birkaç kez Ukrayna hava sahasında Su-57 uçuşu tespit etti sadece Rus Hava Kuvvetleri harekatı, envanter dağılımı gereği Su-34, Su-35, Su-30 benzer biçimde platformlara dayanmak durumunda” şeklinde yanıt vererek sözlerini noktaladı.

Öte taraftan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek amacıyla başlatmış olduğu harekat Rusya ile NATO arasındaki gerilimi zirveye taşıdı. Rusya’nın nükleer tabanca kozunu masaya sürmesiyle beraber mevcut gerilim yerini endişeye bıraktı. Tüm bu yaşananların peşinden “Kıyamet günü uçağı” olarak malum ve ABD Hava Kuvvetleri bünyesinde vazife icra eden E-4B uçağının İngiltere’de görülmesi oldukca konuşuldu. E-4B, lakabından dolayı insanlarda kaygı yaratıyor olsa da aslen durum zannedilenden oldukca değişik

 Boeing 747 tipi sivil yolcu uçağının özelleştirilmiş hali olan E-4B, ulusal acil durum hallerinde yada ihtimaller içinde bir harp durumunda ABD ordusunu yönlendirmek, acil harp emirlerini yerine getirmek ve sivil makamların eylemlerini koordine etmek için göreve getirilmiş bir komuta denetim uçağı. Acil durumlarda ABD yönetiminde bulunan üst düzey adları konuk edebilecek şekilde tasarlanan uçağın bu yönüyle bir karargahtan ayrımsız olmadığı tahmin ediliyor.

ABD Hava Kuvvetleri bünyesinde 4 tane bulunan E-4B uçakları, ABD başkanlarının yurt dışı ziyaretleri durumunda da 7/24 hazır olacak şekilde bekletiliyor. Uçaklardan birisi başkanın ziyaretleri esnasında ziyaret edilen ülkeye giderek havalimanında hazır şekilde bekliyor. İngiltere’de görülen E-4B uçağının, ABD başkanı Joe Biden’ın Avrupa’da yapacağı 4 günlük ziyaretler kapsamında destek amacıyla havalandığı ifade ediliyor. Joe Biden, NATO zirvesi başta olmak suretiyle Avrupa’da bir takım görüşmeye katıldı.

Havada yakıt ikmali yapabilen ve bu sayede yüksek irtifada günlerce havada kalabilen E-4B’nin güvertesi komuta emek harcama alanı, konuşma odası, brifing odası, operasyon ekibi emek harcama alanı, kontakt alanı ve dinlenme alanı olarak altı işlevsel alana bölünmüş durumda. E-4B, mürettebat dahil 112 kişiyi ağırlayabiliyor. E-4B’nin elektronik saldırılara karşı kuvvetli bir müdafa sistemi olduğu ve gene elektronik saldırılardan daha azca etkilenmesi için analog uçuş sistemleriyle donatıldığı biliniyor. Nükleer bir patlamadan minimum şekilde etkilenecek şekilde tasarlanan tayyare, haiz olduğu kontakt sistemleri ile ABD başkanının öteki dünya liderleri ile görüşmesine olanak tanıyor.

Etiket:

admin

Editör henüz kendisi hakkında herhangi bir bilgi girmedi.

Toplam 2137 yazı paylaştı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.*

Yorumlar (0)

Herhangi bir yorum yapılmamış.