Çanakkale Kara Savaşları’nın 107’nci yıl dönümünde şehitler anıldı

admin Nisan 24, 2022 32 okunma 0 yorum 6 dakikada okuyabilirsiniz
Çanakkale Kara Savaşları'nın 107’nci yıl dönümünde şehitler anıldı

Çanakkale Savaşları şehitleri ile yabancı askerler, Zamanı Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Saat 15.30’da süregelen törene Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şehitler Abidesi önündeki Çanakkale Savaşları kahramanları rölyefindeki Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk koydu. Yabancı ülke çelenkleri merasim başlamadan konuldu, bayrakları da gene merasim başlamadan çekildi. Şehitler ve yabancı askerler için saygı duruşunda bulunulmuş oldu, saygı atışı yapılmış oldu, İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı göndere çekildi.

Törene Bakan Ersoy’un yanı sıra Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, 1’nci Ordu Komutanı Korgeneral Kemal Yeni, 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Turhan Ecevit, Çanakkale Belediye Başkan Vekili Süleyman Canpolat, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, AK Parti Aksaray Milletvekili ve TBMM Yeni Zelanda Dostluk Grubu Başkanı Cengiz Aydoğdu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Zamanı Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat, Avustralya Büyükelçisi Miles Armitage, Avustralya Çanakkale Konsolosu Lucas Robson, Birleşik Krallık Büyükelçisi Sir Dominick Chilcott, Yeni Zelanda Gazi İşleri Bakanı Hon. Meka Whaitiri, Yeni Zelanda Büyükelçisi Zoe Coulson-Sinclair, Fransa Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Mathilde Grammont katıldı.

Kültür ve Gezim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy törende yapmış olduğu konuşmada, “”Çanakkale Zaferi olarak tarihin sayfalarına şanla kaydettiğimiz büyük mücadelenin ikinci safhası olan kara savaşlarının başlamasının üstünden tam 107 yıl geçti. Bir yıl dönümünde daha, daima rahmet ve minnetle yadettiğimiz aziz şehit ve gazilerimizin huzurunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Asla eksilmeyen bir gururla ve yaşananları anlatmak, doğru ve eksiksiz anlaşılmasını sağlamak sorumluluğuyla Çanakkale Savaşları’nın ulusal ve tinsel mirasını dilimiz döndüğünce paylaşmak gayretindeyiz” dedi.

‘GERİ DÖNMEYENLERİN ZAFERİDİR ÇANAKKALE’

“Çanakkale, tek vücut olmuş Türk milletinin beraber atan kalbi, birlikte yürümüş olduğu yol, her şeyini feda etmeye hazır olarak kenetlendiği inanmışlıktır” diyen Bakan Ersoy, şunları söylemiş oldu:

“İnsanın hayatına yön veren, niçin yaşadığına dair farkındalığıdır. Bu farkındalığı edinenler seçimlerinde tereddüt etmez, pişmanlığa düşmez. Burada vatanını savunanlar ne için yaşadıklarını, yaşamın nelerle anlam kazandığını ve neler kaybedildiğinde bu anlamın da yitip gittiğini fazlaca iyi biliyorlardı. Ondan dolayı Osmanlı coğrafyasının dört bir yanından gelip omuz omuza verenlerin ve geri dönmeyi düşünmeyenlerin zaferidir Çanakkale. Çanakkale, medeniyetimizde insana verilen değerin, insan hayatına duyulan saygının en uç koşullarda bile esnemediğinin, savaşın yıkımına tanık olan gözlerin gene de insana bakışının değişmediğinin belgesidir. Bunun aksini söyleyenlerin yalanları da Çanakkale cephelerinin gerçeği karşısında yenik olmuştur. Bakınız Avusturalya’dan, Yeni Zelanda’dan başlayarak Mısır’a kadar adım attıkları her yerde Anzak askerlerine hep şunlar söyleniyordu: ‘Türkler fena, acımasız ve zalimler. Değerlerinizin, inançlarınızın düşmanı ve çağdaş dünya için tehlikeliler.’ Kulaklarınıza tanıdık geliyor değil mi? Bilhassa burada Mehmetçik ile yan yana yatan yabancı askerlerin akrabalarına sesleniyorum. Televizyonunuzu açtığınızda; haberleri, münakaşa programlarını, milyonlarca dolarlık filmleri ve dizileri izlerken kulağınıza benzer cümleler takılıyor değil mi? Birileri sizler için düşman profili çizmeye devam ediyor. O zamanlar Türkler idi şimdi çerçeveyi daha da genişlettiler. İki milyara yaklaşan nüfusuyla İslam dünyasının sizin düşmanınız bulunduğunu söylüyorlar. Atalarınız gerçekleri, binlerce kilometre aşıp Türklerle karşı karşıya ulaştığında ve maalesef savaşın yıkımı içinde görebildiler. Onlara söylenenlerin aksine Türkler, düşmanın yarasını saracak derecede acıma ve hoşgörü sahibiydi. Cenk alanında bile eğer seçeneği var ise öldürmek yerine yaşatmayı seçiyordu.”

‘BU TOPRAKLAR BAMBAŞKA İNSAN HİKAYELERİNE ŞAHİT’

Bu toprakların bambaşka insan hikayelerine tanık bulunduğunu belirten Bakan Ersoy, “Şu şekilde konu alıyor Avustralyalı Çavuş Collyer: ‘Bir keresinde 12 yaralı askerimiz, cephede Türk Kızılay ekibi tarafınca bulunur. Tutsak alınmazlar. Yaraları sarılmış olur ve kendilerine, ‘sizinkiler gelip sizi alırlar’ denilip bırakılırlar. Bir başka sefer bir Türk askeri, yaralı ve yürüyemeyen bir askerimizi bulur. Yaralarını temizleyip sarıyor. Onu kuytu bir yere yerleştirir. Arkadaşları tarafınca bulunması gecikebilir endişesiyle de yanına bisküvi ve su bırakır.’ Sayısız askerin ve komutanın anılarından, mektuplarından, günlüklerinden bu örnekleri çoğaltabilirim. İstanbul’da Türk askerlerinin omuzunda taşınarak törenle gömülen Avusturalyalı askerden, cephede Anzaklar tarafınca bir arkadaşları ölmüşçesine özenle defnedilen Türk askerine kadar bu topraklar bambaşka insan hikayelerine tanık olmuştur. Peki netice nedir diye sorarsanız, muharebeye gelirken ‘Ağza alınmaya değmez Türk’ ifadesiyle tanımladıkları insanları ‘Düşmanımız, dost Türk’ benzer biçimde durum ve duygudaki tezatı, değişimi özetleyen bir söylemle anmaya başlamışlardır. Ve bu sözün içi hakkaten de doludur. Bu mezarlara iyi bakın. İşte onların gerçekliği karşınızda duruyor. Buna haiz çıkın. Buraya gelmek yetmez. Çanakkale’nin duygusunu ve bilgisini özümseyin ve yanınızda götürün. Bu mezarlıkların her birini aklınızda ve kalbinizde taşıyın” dedi.

‘ATATÜRK’ÜN ANZAK ASKERLERİN ANNELERİNE MEKTUBUNU UNUTMAYIN’

“Ne süre birileri sizi nefretle, öfkeyle, ayrımcılık ve ötekileştirme duygularıyla doldurmaya çalışırsa o yalanları alın, bu mezarlara gömün ve size gerçeği miras bırakan atalarınızın hatırasını onurlandırın” diyen Bakan Ersoy, şu şekilde devam etti:

“Derhal her yıl dönümünde dile getirilen; Anafartalar kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzak askerlerinin annelerine yazdığı mektuptaki ifadeleri de ihmal etmeyin. O ifadelerin sıradanlaşmasına izin vermeyin. O mektubun, bir iyi niyet ve nezaket göstergesi olmasının ötesindeki anlamının bilincinde olun. O sözler Mehmetçik ve Anzaklar benzer biçimde savaşı cephede yaşayıp, kaybedilen canların acısını kalbinde hissedenler ile savaşlardan, kutuplaşmalardan, ölümlerden beslenenler arasındaki ruh ve karakter farkıdır. ‘Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Rahatlık ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçikle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar. Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Rahatlık içindedirler ve refah içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonrasında, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.’ Savaşlar cephelerde adım atar, yüreklerde devam eder.”

‘TUTUŞDURDUĞUNUZ ATEŞİN İÇİNE DÜŞECEKSİNİZ’

“Dünya bugün bu gerçeğin pençesinde; ayrışmanın, ötekileştirmenin sebep olduğu insan dramlarıyla sarsılmaktadır” diyen Bakan Ersoy, “Maalesef insan yaşamının kıymetini sarı saçlı, mavi gözlü olup olmadığıyla ölçen ırkçı zihniyet hastalık benzer biçimde yayılmaktadır. Yarattıkları ve besledikleri bu anlayışla sebep oldukları yıkım ve gözyaşının kendilerine ulaşmayacağını sananlar, bilin ki ne olup bittiğini bile anlayamadan tutuşturduğunuz ateşin içine düşeceksiniz. Kimse bu gerçeği göremeyecek kadar bilgisiz ve tarihten bihaber olması imkansız. Bir tek umursamıyorlar. Fakat biz umursuyoruz. Dil, din, renk, kültür ayırmaksızın insan paydasında buluşan, birbirini tanıyan, anlayan ve hoşgörü içinde beraber yaşayan bir dünyayı oluşturmak zorundayız. Aksi takdirde nasıl sonuçlanacağını görmek isteyenler dünyanın geldiği duruma baksın ve lütfen fazlaca geç olmadan ayağa kalksın. Umuda, ilhama, harekete geçecek iradeyi kendinde bulmaya gerekseme duyan herkesi Çanakkale’ye çağrı ediyorum. Burada son nefeslerini veren insanların mirasında aradığınız her şeyi bulacaksınız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken başta Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk ve tabanca arkadaşları olmak suretiyle bağımsızlık ve istikbalimiz için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü adamış tüm geçmişlerimizi, aziz şehit ve gazilerimizi dualarla, minnetle ve saygıyla anıyorum. 1915’te dünyanın değişik ülkelerinden gelmiş olarak Çanakkale’de savaşan babalar, oğullar, eşler. Dün sizler harpte Mehmetçik ile karşı karşıyaydınız. Bugün ise insanlığa barışın kıymetini, hoşgörünün kıymetini, her insanın insan olma paydasında buluşabileceği gerçeğini anlatırken Mehmetçikle yan yanasınız. Hatıranız sahipsiz değildir. Rahat uyuyunuz” dedi.

YOK OLUŞ SÜRECİNDEN, BİR VAR OLUŞ DESTANI ÇIKARDIK’

Çanakkale Savaşları Gelibolu Zamanı Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ise, şu şekilde konuştu:

“Sözlerimin başlangıcında, Çanakkale’yi geçilmez meydana getiren, başta Çanakkale’nin muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk ve tabanca arkadaşları olmak suretiyle kahraman şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Bizlere bu müstesna toprakları vatan yapanların aziz ruhları şâd olsun. Ve gene 107 yıl ilkin bu topraklara ülkeleri için gelen ve hayatlarını kaybederek, şimdi bu toprakların evlatları olan ve bu topraklarda kahraman Mehmetçiklerimizle koyun koyuna yatan anlaşmazlık devletleri askerlerini de saygıyla anıyorum. Türk milleti olarak, 107 yıl ilkin bu topraklarda bir ölüm ve kalım mücadelesi verdik. Haksızca saldırılara karşı, vatanımızı ve istiklâlimizi korumak için büyük fedakârlıklar gösterdik. Kuvvetli fakat haksız olanlara karşı haklı ve onurlu bir savaşım verdik. Bir yok oluş sürecinden, bir varoluş destanı çıkardık. Tabiri caizse Çanakkale’de küllerimizden tekrardan doğduk. Biz Türk Milletinin tüm evlatlarının Zamanı Alan’ı ziyaret etmelerini Çanakkale Ruhunu hissetmelerini arzu ediyoruz. Ek olarak tüm yabancı misafirlerimizi burada daha çok ve daha kalabalık olarak ağırlamaktan büyük kıvanç duyacağız” dedi.

Kur’an-ı Kerim Tilaveti’nin arkasından yakarma yapılmış oldu. Türk ve yabancı askerler, gaziler ve izcilerin katılmış olduğu geçit töreninin arkasından Şehitler Abidesi tarafındaki şehit mezarlarına karanfil bırakıldı. Şehitler Abidesi’ndeki merasim, SOLOTÜRK gösterisiyle bitti

Etiket:

admin

Editör henüz kendisi hakkında herhangi bir bilgi girmedi.

Toplam 2175 yazı paylaştı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.*

Yorumlar (0)

Herhangi bir yorum yapılmamış.